
Bir Zamanlar Anadolu da
Filmi ilk çıktığı zamanlar sinema da değil, sonradan evde bilgisayarda izlemiştim. Nuri Bilge Ceylan’ın en iyi filmlerinden biri ama ben bunu ilk izlediğimde anlammıştım. Sonradan izleyince ve başkalarından duyunca yazılanları okuyunca ben de sevmeye başladım. En çok Uzak filmini severdim. Bunun yanına Bir Zamanlar Anadolu’da da eklendi, ve son filmi Kuru otlar Üstüne yanlarında yerini aldı.
Nuri Bilge Ceylan’ın İkinci Başyapıtı
Filmin Çoklu Merkezleri
Kadın, içsel yolculuk, hayatla kurulan bağ, mutsuz erkekler, hayatın anlamı, tinsellik, varlığın özü, gerçekliğe müdahale, insanlardan uzakta, Niye yaşıyoruz bu hayatı, bencillik ve fedakarlık,
Bir Zamanlar Anadolu da Filminin tek bir merkezden ele alınamayacağını düşünüyorum. Genel olarak da zaten Nuri Bilge Ceylan’ın tek bir merkezli bir film yaptığını düşünmüyorum. Bir çok merkezin ağırlığı olduğu kanaatindeyim ve bu ele alacağım merkezler yan bir hikaye gibi görünse de aslında filmin ana merkezinin bu merkezlerinin bir toplamı olduğunu düşünüyorum. Filmde ağır basan merkezler olabilir ama genel olarak filmde gördüğüm merkezlerin bunlar olduğunu söyleyebilirim. Bunu belirleyen şeyin ise hayatın anlaşılması güç taraflarının olmasından dolayı. Nuri Bilge Ceylan’ında hayata böyle baktığı için böyle bir film çektiğini düşünüyorum.
Kadının Varlığı
Filmde kadının varlığı çok yer bulmamış gibi gelebilir en azından süre açısından kendisine yer bulamadığını söyleyebiliriz. Kadın varlığı
Filmin teknik tarafı mükemmele yakın. Senaryo mükemmele yakın, oyuncu yönetimi mükemmele yakın ve daha bir sürü şey mükemmele yakın.
Filmde ki insanlık dramı beni etkiler. Genel karakterlerin hepsi insanlık dramı içindeler. Hayata bir bakış var, varoluşa ama bir anlam üretimi yok gibi eskiden var sanırdım. Ruhsal aydınlanma yaşanıyor ama bu kadar. Bu ruhsal aydınlanma dile gelen izahı olan bir aydınlanma değil.
Hayatın mutsuz ettiği insanlar görüyoruz bir yandan. Hayatta sıkışmış buhranlı insanlar. Ya da hayatın getirdikleri verdiği acı karşısında hayata tekrar katılımın mümkün olmadığını ya da o acıyla yaşanabildiği kadar yaşanabildiğini görüyoruz.
Eskiden bir anlam bulduklarını hayatın sırrını çözdüklerini sanırdım. Büyük insanların, artık çok da bir sır aramıyorum ve de çözülecek bir şey göremiyorum. Hayata çok iyi gözlerle bakabilen bir adam Nuri Bilge Ceylan, filmlerini de bu gözle izliyorum artık. Hayatın üç saate indirilmiş çok güzel görüntüler ve sesler eşliğinde yeniden tekrarı gibi bir şey benim için. Sıradan bilincin, sıradandan kastım hayatı sorgulamayan bilinci kast ediyorum, ulaşamayacağı bir sorgulama NBC’nin ki. Hayatın sınırlarını ulaşmış olduğunu görüyorum ama o hayatın sınırlarında insanın kendi varlığının ötesinde bir şeyin olmaması gerçekten acı verici.
Karakterlerin bir cinayet üzerinden kısa süreli de olsa yolculuk yaparak arayarak bir ölüyü aramaları.
Filmin belirsizlik içerek seyirciye alan açan, seyirciyi düşünmeye sevk eden halini seviyorum. Ve de filmde zaman atlamaları daha doğrusu zamanın hissedilmesi çok iyi.
İçsel Yolculuk
Maktülü ararken karakterler bir yandan da kendi içsel dünyalarında yolculuğa çıkıyorlar. Polisin, savcının, doktorun ve diğer karakterlerin hepsinin hayatlarında ki eksiği görüyoruz. Nbc’nin hayata bütünlüklü bir şekilde baktığını görüyoruz. Hayatın eksikliğine rağmen yaşamaya çalışan karakterlerin hayatla kurdukları bağı görüyoruz. Nbc’nin hayatın eksikliğine rağmen hayatı tekrardan yaşamayı bilen hayatla tekrar bağ kurabilen insanları sevdiğini hatta onlara hayranlıkla baktığını düşünüyorum.
İlk yorum yapan siz olun