Skip to content
kelime kurgusu
kelime kurgusu

kelimeler ve ötesi+

  • Anasayfa
  • Kelime Kurgusu
  • Hikaye
  • Deneme
  • Roman
  • Şiir
  • Edebiyat+
    • Popüler Kültür
    • Felsefe
    • Sinema
    • Sosyoloji
  • Röportajlar
    • Edebiyat Röportajları
  • Yazmak
  • Blog
  • Yazarlar
    • Tufan Cihangiroğlu
  • Yazı Göndermek İçin Tıklayınız
kelime kurgusu

kelimeler ve ötesi+

Son Kuşlar (Sait Faik Abasıyanık)

Kelime Kurgusu, 10 Haziran 202610 Haziran 2026


Bizim adada kapı önlerinde oturulup konuşulmaz. Adanın, o canım, sokakları, birbirine benzer, hepsi deniz kokan, hepsi yeşillik, sessiz, dar sokakları, geceleri de öyle bomboştur. Bizim adada geceleri yalnız rüzgâr, bir de her evden fırlayan kediler vardır.
Konu komşu dedikodusu, o canım sokakların üstünde kurulmuş ahşap evlerin pencerelerinde, perdelerin arkasından, fısıl fısıl yapılırsa yapılır. Sokakta kimsenin sesi çıkmaz.
Yalnız sonbahar günleri, o da akşamüstleri, adanın bir tarafında, yüksek bir tepede, dünyadan uzaklaşmış gibi duran bir kır kahvesi vardır; oraya birkaç ihtiyar, birkaç genç dadanır. Çay içerler, konuşurlar.
Ben de her akşam oraya çıkardım. Çoğu zaman da yalnız giderdim.
İşte bu kahvenin sahibi Konstantin isminde bir adamdı. Karısı ölmüştü. Bir kızı vardı. Konstantin, adanın en iyi, en çalışkan adamlarından biriydi. Kendi eliyle diktiği, yetiştirdiği ağaçların altında, o küçücük kahvesinde sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar didinir dururdu.
Sonbaharda yeşillikler sararır, ağaçların yaprakları dökülürken adaya garip bir hüzün çöker. İşte tam bu mevsimde adaya göçmen kuşlar gelirdi. Binlerce, on binlerce kuş… Havada bulut gibi dönerler, sonra adanın ağaçlarına, çalılarına, kayalarına konarlardı. Ada birdenbire canlanır, kuş sesleriyle dolardı.
Ama bu kuşların adaya gelmesi, adadaki bazı insanlar için bir av eğlencesi demekti. Konstantin bunlardan biri değildi. O, kuşları severdi. Kuşların adaya neşe getirdiğini söylerdi.
Bir de Konstantin’in tam tersi olan bir adam vardı adada: Konstantin Efendi. (Ona herkes böyle derdi ama aslında adı başkaydı, huysuzluğundan ötürü bu adı takmışlardı). Bu adamın tek bir eğlencesi vardı: Kuş avlamak. Ama öyle tüfekle, kurşunla değil; haince, hileyle.
Yere ökse denilen yapışkan çubuklar diker, kuşların buralara konmasını beklerdi. Kuşlar o yapışkan çubuklara konunca ayakları yapışır, kanat çırpar ama kurtulamazlardı. Konstantin Efendi de gider, o küçücük, canım kuşları canlı canlı yakalar, kafeslere koyar ya da hemen orada boğazlayıp torbasına atardı.
Bir gün yine kahvede oturuyordum. Konstantin Efendi’nin elinde koca bir torbayla tepeden aşağı indiğini gördüm. Torba kıpır kıpırdı. İçinde yüzlerce saka, iskete, florya kuşu vardı. Hepsi can çekişiyor, çırpınıyordu.
Kahveci Konstantin dayanamadı, öfkeyle bağırdı:
— Günah be adam! Günah! Bu küçücük kuşlardan ne istiyorsun? Bırak uçsunlar, adayı şenlendirsinler!
Konstantin Efendi ters ters baktı, güldü:
— Etleri lezzetlidir bunların, dedi, satacağım. Hem sana ne? Ada senin mi?
O gitti. Arkasından bakakaldık. Kahveci Konstantin içini çekti, bana döndü:
— Bak beyim, dedi, bu gidişle bu adada ne kuş kalacak ne yeşillik. Kuşları öldürüyorlar, ağaçları kesiyorlar. Doğa küsecek bize. Bir gün gelecek, bu adalara hiç kuş uğramayacak.
O gün kahveci Konstantin’in söyledikleri içime oturdu.
Gerçekten de öyle oldu. Yıllar geçtikçe adadaki ağaçlar azaldı. İnsanlar beton binalar dikmeye, yeşilliği yok etmeye başladılar. Kuşları avlayanlar çoğaldı.
Artık sonbahar geldiğinde o binlerce kuş adaya uğramaz oldu. Gökyüzü bomboş, sessiz ve hüzünlü kaldı.
Dünya değişiyordu. Dostlar, artık kuşlar da gelmiyordu. Ve her şey birdenbire, o eski güzelliğini kaybediyordu.
Bizim adanın o güzelim kuşları, o son kuşlar da çekip gitmişlerdi. Onları bir daha hiç görmedik.

Kelime Kurgusu
Post Views: 11
Genel

Yazı gezinmesi

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar

Edebiyat Haberleri
Podcast

Arşiv

  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
Hakkımızda
İletişim
Gizlilik Politikası
©2026 kelime kurgusu | WordPress Theme by SuperbThemes