Çocukken salyangozları gördüğümde en çok dikkatimi çeken şey yavaş hareket etmeleriydi. Yetişkin gözüyle baktığımda sarsıcı buluyorum bu yavaşlığı, ritimselliği. Bu yazımda salyangozların zamanı hissettirmesini zamanı hatırlatmasını yazacağım.
Salyangozlar neden dikkatimi çekti son zamanlarda buradan başlamak istiyorum. Akvaryumda sürekli çoğalan salyangozların etkisiyle onlarında en az balıklar kadar izlemesinin keyifli olduğunu keşfettim.
Yavaşlık ve Zamanın Ritmi
Salyangozlar yavaş yavaş hareket ederler ve bu yavaşlık canlılığı hatırlatan bir hareket etmedir. Öncesinde biz zamanı nasıl algılarız ona bakacak olursak. İnsanın hissettiği zaman bu göreceli ve de insanın dışında gelişen nesnel zaman. Zaman nedir diye sorduğumuzda, cevabım bilimsel değil algılanan olacak olursa değişen şey derim hatta ileri doğru değişen şey. Biz canlılık üzerinden algılarız bir yanıyla ölen bir canlı zamanın dışına itilmiş olur.
Yavaşlık kısmına gelecek olursak insan için bazı anlar zaman hızlı ya da yavaş akabilir. Salyangozun yavaş hareketinden (bize göre yavaş) ritm algılarız hatta yavaşlık bizim şiirselliğimiz olabilir.
Yavaş yürüdüğümüzde, yavaş araba sürdüğümüzde zamanı hissederiz yine bir ritm yakalarız.
Filmlerde zamanın yavaşlatılması bize farklı bir lezzet katar.
Salyangozların hareketlerinin şiirsel ve ritmik olması sonuç itibariyle bize zamanı hissettirir.
